Web Sitesinden - Sosyal Medya Yönetimine; Başarılı Pazarlama ve İletişim Yöntemleri

Bir web sitesinin içeriğini hazırlarken web tasarımı, tasarımın kendisi kadar içeriğiyle de bütünlük içinde olmalıdır. Genelde tasarımların içeriklerini müşterilerin kendisi hazırlar çünkü firmalarını ve neyi nasıl anlatmaları gerektiğini kendileri daha iyi bilmektedir.

Ancak tecrübeleri ekiplerin Dijital Medya Yönetimi başlığı altında ele aldığı işlemler, bir firmanın kendisinin ne olduğunu bildikten sonra nasıl ifade edeceği konusuna geçiş yaparak başlamaktadır. Bu doğrultuda hazırlanan içerikler ve sonrasında bu içerikleri içeren web sitesinin bulunması için yapılan reklam ve tanıtımlar da bu en başta kararlaştırılan ne, nasıl, neden, ne zaman, kiminle gibi soruların (4N1K) temeline dayanmaktadır.

Hazırlanan içerikler ister bir web sayfası, ister bir banner, ister bir slide, ister bir sosyal medya görseli olsun bütünlük içerisinde ve tek bir noktadan yine söz konusu firmanın tanıtımı ve pazarlaması için kullanılmalıdır.

Dijital Medya Yönetimi eski ve yeni pazarlama yöntemlerini kapsayarak MET-AY Bilişim Ltd.Şti. firmamızda ilkel beyine yönelik etkileşimleri ön planda tutarak yapmaya gayret etmekteyiz. :)

Konuyla alakalı Temel Aksoy'un "İnsanı Yöneten İlkel Beyindir" isimli yazısını okudum bugün.

3,5 sene önce yazılan bu makalenin Pazarlama ve İletişim konularında içerik hazırlayan ekiplerden siyasetçilere kadar önemli yöntemler içerdiğini düşünüyorum.
İnsanı Yöneten İlkel Beyindir başlıklı Makalenin tümünü burada bulabilirsiniz.

Kısaca bahsetmek gerekirse,

"Bir siyasi liderin ya da bir markanın, insanların sadece üst beyinlerine yani mantıklarına hitap ederek onları etkilemesi bilimsel olarak mümkün değildir. İnsan, önce ilkel beyninin süzgecinden geçen sonra da hem mantığını hem de duygularını tatmin eden çözümler arar. Bu nedenle konu ne olursa olsun, insanı ikna etmenin yolu, onun ilkel beynine hitap etmekten geçer. İnsanın ilkel beynine hitap etmeyen iletişim, boşuna yapılmış iletişimdir.

Patric Renvoise ilkel beyni etkilemek için altı anahtar olduğunu söyler:

1. İlkel beyin benmerkezcidir. Yalnızca hayati konularla ilgilenir. Kendisine yarar sağlamayacak şeylerle ilgilenmez. Gelen mesaj kendi çıkarıyla ilgili değilse, onun ilgisini çekmez.

Pazarlamada da, siyasette de, korkunun, eğlencenin, zevkin, keyfin, çıkar ve fırsat sunmanın çok geçerli ikna araçları olması, ilkel beynin bu yapısıyla ilgilidir.

2. İlkel beyin zıtlıklara duyarlıdır. İlkel beyin karar verirken bir standart arar. Bu nedenle ilkel beyin, zıtlıklar ve karşıtlıklardan anlar. Önce-sonra, riskli-güvenli, hızlı-yavaş, pahalı-ucuz gibi zıtlıklar, ilkel beynin karar vermesini kolaylaştırır. Tarafsız ifadeler, genellemeler, bilimsel açıklamalar, saptamalar, önermeler… ilkel beyin için bir anlam ifade etmez.

Beynimizin bu özelliği, siyasetçiler, pazarlamacılar ve iletişimciler için son derece yol göstericidir. Tüketiciye sunulacak her teklif, bu zıtlıklardan en az birini mutlaka taşımalıdır.

3. İlkel beyin somut veriye ihtiyaç duyar. Mantık ve mantığın ham maddesi olan sözcükler, üst beyin için değerlidir. Oysa ilkel beyin, kelimeleri işleme yeteneğine sahip olmadığı için soyut, karmaşık mesajları çözemez. Somut olmayan mesajları, ilkel beyin anlamaz.

İletişimcilerin yaptıkları en büyük hatalardan biri, hitap ettikleri kitlenin, kendileri gibi gelişmiş bir üst beyne sahip olduğu yanılgısına kapılmaktır. Oysa dünyanın her yerinde insanların çoğunluğu, üst beyinlerini çok az kullanırlar; kararlarının çoğunu, hiç düşünmeden ilkel beyinleriyle alırlar. Geniş kitleler soyuttan değil, somuttan anlarlar. Teorik açıklamalar, genel ifadeler yerine, somut öykülerin etkili olmasının nedeni budur. Her iletişimcinin hikaye tekniğini kullanması gerekir.

4. İlkel beyin her konuda başlangıç ve sona hassastır. İlkel beyin sürecin tamamında uyanık kalmaz; kendi enerjisini korumak üzerine programlıdır. Dikkati çok çabuk dağılır. Bu nedenle yapılan bütün iletişimlerde, en önemli bilginin başta verilmesi ve vurucu mesajın sonda tekrar edilmesi gerekir. İlkel beyin, enerjisini korumak amacıyla kendini sürekli dinlenmeye aldığı için, konunun başıyla sonu arasındaki süreyi, dikkati kapalı olarak geçirir.

İletişim yapan herkesin, insan beyninin bu özelliğini bilmesi gerekir. Ne dediğini baştan söylemeyen ve en sonunda mesajı net olarak tekrar etmeyen iletişimin etkisi çok zayıftır. Maalesef, çoğu iletişimci sanatsal kaygılarla, bu çok önemli gerçeği göz ardı eder ve yaptığı iletişimin etkisini kendi eliyle azaltır.

5. İlkel beyin görseldir. Yazıyı okuyup anlama yeteneği, insanlık tarihinde çok yeni bir olgudur. Üstelik okumak-düşünmek-anlamak-değerlendirmek-karar almak, uzun ve zahmetli bir süreçtir. İnsanların çoğu, bu kadar zahmete katlanmaz. Oysa bir görüntüyü algılayıp karar almak herkes için, çok kolay ve hızlıdır.

İnsanın gözüyle gördüğüne tepki vermesi, insanlık kadar eskidir. İlkel beyin, bir tehlikeyi ya da fırsatı anında fark eder ve ona göre davranır. Üst beynin gördüğünü anlaması için daha uzun bir süreye ihtiyaç vardır.

İnsan, aldığı kararlarının çoğunu ilkel beyniyle alır. Üst beyin ise daha sonra, ilkel beynin aldığı kararı gerekçelendirir, anlamlandırır, dile döker. Pazar araştırmalarının da siyasi araştırmaların da zorluğu, insan beyninin bu özelliğinden kaynaklanır. İnsan kendisinin bile tam olarak farkında olmadığı nedenlerle karar alır ama kendisine sorulan her soruya mantıklı bir cevap vermek ister. Bu nedenle araştırmalar, çoğu zaman gerçekle örtüşmeyen “yapay bulgular” içerir.

6. İlkel beyin duygusaldır. İnsanın bir konuyu hafızasına alması ve onu unutmaması, o anı yaşarken ne kadar duygulandığına bağlıdır. Eğer insan hiç bir duygu yaşamamışsa, yaşadığı anı hatırlaması mümkün değildir. Tersine çok yoğun bir duygu yaşamışsa o anı hiç unutmaz. İnsanın sevgilisi ya da eşiyle ilk öpüşmesini ya da çok korktuğu (deprem gibi) bir olayı hiç unutmaması bu nedenledir.

Hangi konuda olursa olsun, eğer iletişim insanın duygularına hitap etmezse, o iletişimin etkisi yoktur. Etkili olması için iletişimin, mutlaka sevinç, hüzün, şaşkınlık, korku, tiksinme ya da kızgınlık gibi duygulara hitap etmesi şarttır. (Sadece mantığa yani üst beyine hitap eden bir iletişim, iletişim değildir. Böyle bir iletişim, bilimsel bir metin olabilir ama onun da hedef kitlesi, zaten sadece üst beyinlerini kullanan sınırlı sayıda bilim insanıdır.)

İnsanları ikna etmek, her ne yaparsak yapalım, işimizin ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanları ikna etmenin yolu da, onların ilkel beyinlerine hitap etmektir. Doğruyu söylemek yetmez; başarmak isteyen herkes, insanın ilkel beynin nasıl çalıştığını anlamak zorundadır.

İnsanın ilkel beynini anlayan iletişimciler, etkili iletişim yapmanın sırrına vakıf olurlar."

Ziyaretçilerin güvenini nasıl kazanırsınız?

Ziyaretçilerin satın alma işlemi yapmaması için tek neden fiyat değildir, asıl neden güvendir.

Bu konuda yapılan çeşitli anketler ziyaretçilerin %70'inin güven eksikliğinden siparişlerini tamamlamadıklarını gösterir.
Mağazada alışveriş yaparken ürünleri satın almadan görebilirsiniz. Üzerinize olacak mı diye endişelenmezsiniz çünkü deneyebilirsiniz. Kalitesi konusunda endişe etmezsiniz, ellerinizle dokunabilir, koklayabilirsiniz.
Kısaca mağazada ürünü görüp anlayabilirsiniz bu sayede mağaza ve ürünleri hakkında kendi tecrübenizle birçok fikre sahip olabilir, mağazaya güvenirsiniz. Bu güveni sanal mağazada oluşturmak kolay değildir.

E-ticaret markalarının ziyaretçilerinin sanal mağazalarına güvenmelerini sağlamak için ziyaretçilerin satın alma aşamasına kadar mağaza hakkında oluşabilecek yargılarını anlamaları gereklidir.
Mağazaya ilk girişte ziyaretçilerin e-ticaret sitesine güvenmesini sağlayan faktörler satın alma aşamasında değişebilir.

Müşterinin Güveni Nasıl Ölçülür?

kredi karti ile alisverisAnlamış olduk ki size güvenen ziyaretçilerin sitenizden sipariş verme ihtimali daha yüksek. Güven soyut bir kavram olduğu için bunu ölçmek yıllar süren araştırmalar sonucu bize biraz fikir vermiştir.

Müşterinin güvenini oluşturan binlerce sebep vardır. Sitenin profesyonel tasarımı, sitenin güvenli olduğunu anlatan mühürler, müşteri yorumları ve ürün resimleri vb.

Müşterilerin sizi tutması çok önemlidir. Birden fazla kez dönüş yapan müşteriler bir süre sonra sitenizin avukatı gibi size daha fazla müşteri getirecektir. Bunun için de ilk girişlerinde güven vermeniz çok önemlidir.

Güven Konusuna Detaylı Bakış
Yüzde 60 ile 80 arası ziyaretçi siteye yeni giriyor olsun. Özel bir üniversite tarafından yapılan araştırmaya göre; Ziyaretçilerin sadece ortalama yüzde 2.5'i siteye tekrar dönüş yapar. Bir kullanıcının siteniz hakkında fikir sahibi olması sadece 2.6 saniye sürer. Kullanıcıyı bir kez kaybettiniz mi geri kazanma ihtimaliniz oldukça düşüktür.

İlk izlenimde 3 faktör etkilidir; Profesyonel tasarım, olumlu kullanıcı yorumları, hızlı yüklenen sayfa. Bunun dışında mobile uyumluluk ve alan adının Google üzerindeki itibarı da önemlidir. Tasarımın dışında resimler, fontlar, uygun renk seçimi ve sitenin genel yapısı da önem taşır. Kullanıcı yorumlarının gösterimi, kullanıcı etkileşimi yapılması da güven oluşturan etkenlerdendir.

Güven kazanmak çok kolay değildir ve bu unsurlara dikkat ederseniz e-ticaret sitenize güven duyan, böylece alışveriş yapmak için daha fazla müşteri edinebilirsiniz.

Yukarıda belirtilen faktörlerden Profesyonel tasarım ve mobil uyumluluk sitenizin altyapısını hazırlayan firmanın görevidir.  www.metayeticaret.com sitesinde detaylarını inceleyebileceğiniz MET-AY E-ticaret Yazılımları ile güven oluşturan bir site oluşturabilirsiniz. Geriye kalan sitenin yönetimi sizin elinizde olup yine yönlendirmelerimizle beraber hızlı ve etkili sonuçlar elde edebiliriz.

E-Ticaret sitenizi açtınız, peki onu sosyal medyada nasıl tanıtacaksınız?

Eticaret sitenizi açtınız, peki onu sosyal medyada nasıl tanıtacaksınız?

E-Ticaret sitenizi açtınız, peki onu sosyal medyada nasıl tanıtacaksınız?

Reklam vermek dışında sayfanızın beğeni sayısını artırmak için neler yapmalısınız?

Sayfanızı müşterilerinizle iletişim kurabileceğiniz bir araç olarak düşünmelisiniz. Sizin paylaşımlarınızı beğenen veya yorum yapan kişiler de sizin adınıza aynı şekilde kendi arkadaşlarına yayınlamaktadır. Bu zincirleme böylece sürüp devam eder.

Bu anlamda sosyal medyanın gücü küçümsenemez.

Yapılan araştırmalar yazılardan çok resimlerin daha fazla ilgi geçip beğenildiğini göstermektedir.

Takipçilerinizin aktif olması da bu zinciri devam ettirmek için önemlidir. Onları aktif tutabilmek için yorum yapabilecekleri sorular, anketler hazırlayabilir, yarışmalar yapabilirsiniz.

Konunun direk sayfanızla alakalı olması da gerekmez. Örneğin o gün oynayacak önemli bir maçın galibini tahmin etmelerini isteyebilirsiniz.

Siz neleri beğenirsiniz nelere yorum yaparsınız bunu düşünerek bu doğrultuda paylaşımlar yapabilirsiniz. Önemli olan samimiyettir, gerisi kendiliğinden gelecektir.

Bir sayfa ne kadar aktif olur ve ne kadar ilginç paylaşımlarda bulunursa o kadar takipçisi olacaktır. Her takipçi de sizin için potansiyel bir müşteri demektir.

MET-AY E-Ticaret Yazılımları

www.metayeticaret.com

Aylık E-ticaret te 15 Günlük Ücretsiz Deneme Zamanı

E-ticaret e başlamanın en ekonomik yolu şimdi 15 Gün Ücretsiz deneme ile sizlere yeni bir seçenek sunuyor. E-ticaret Paketinizi hemen alın kullanmaya başlayın beğenirseniz 15 gün sonra ödemeye başlayın. Üstelik E-ticaret Paketinizi Aylık ödemelerle dilediğiniz zaman bırakabilecek şekilde taahhütsüz olarak alın. Hemen E-ticaret'e Başlayın.